Saturday, October 9, 2010

Bir devrin Sonu..

Uzun suredir yogunluktan yazamiyorum. Son iki macin uzerinden bayagi gecmis olsa da kisaca suanki izlenimlerimi aktaracagim.

En son Besiktas macindan sonra yazmistim ve Fenerbahce'nin durumu pek ic acici degildi; gerek oyun gerekse de puan acisindan. Iki hafta ustuste kazanmasiyla, Galatasaray'in ve Besiktas'in onue gecti. Ilk hafta kaybedilen puanlar sonrasi felaket tellalligi yapmanin yanlis oldugunu yazmistim, cunku zor bir fiksturu vardi takimin ve ilerleyen haftalarda rakiplerine yetismesi zor degildi. Malesef genelde skor uzerine yorumlar yapildigi icin bunu normal karsiliyorum. Bana kalirsa oynanan oyun, ilerisi icin isik verip vermemesi cok daha onemli. Lig uzun bir maraton ve her an hersey olabiliyor. Bunun orneklerini son birkac yilda bile cok kez yasadik. Simdi gelelim Fenerbahce'de son iki haftada neler olduguna.

1. Yobo'nun takima adapte olmasiyla defansta gozle gorulur bir duzelme var. Caner de, her ne kadar Santos kadar yetenekli olmasa da, genel manada Santos'dan daha iyi savunma yapiyor. Ancak Yobo daha zor maclarda gorev almadi. Bilica'dan iyi oldugu kesin ama yine de birkac mac daha izlemek lazim.

2. Uzun bir aradan sonra ilk defa etkili bir santroforla oynuyor takim. Bana kalirsa kaleciler ve forvetler bir takim icin cok onemlidir. Aradakiler cogu isi yapsa da son noktayi bu ikili koyar. Niang oynadigi 6 macta 7 gole ulasti, hem de alisma devresinde. Bu sene gol krali olmasi hic surpriz olmaz. Umarim sakatlik yasamaz.

3. Son haftalardaki en belirgin degisiklik Brezilyalilar'in takimda daha az yer almaya baslamasi. Gecen sene takimda 7 tane Brezilyali oyuncu vardi. Bunlarin ucu (Carlos, Wederson, Deivid) gonderildi ve cok ilginc bir sekilde, Kasimpasa macinin ikinci yarisinda takimda sadece 1 Brezilyali vardi (Alex). Ve o devreyi Fenerbahce hic gol yemeden 3 gol atarak bitirdi.

Brezilyalilari izlemeyi herkes sever ama disiplin ve sureklilik acisindan sorunlari var. Fenerbahce'de Alex haricindekilerin profesyonellik anlaminda sikintilari var. Arsen Wenger'in onlara alakali soyle bir sozu var; "Bir takima 1 Brezilyali sart, 2. Brezilyali faydali, 3. ise zararli". Yani takimdan tamamen gonderilmeleri yanlis olur ama gecmisteki gibi kumelenmeleri de hic dogru degil. Bana kalirsa transferler agirlikli olarak Avrupa'dan olmali, cunku belirli bir alt yapi veriliyor Avrupa'da, yani bir standart var. Profesyonellik anlayisi da daha guclu.  Daha sonra da araya birkac Guney Amerika'li serpistirilmeli.

4. Gecen sene sokaktan gecen bir cocuga dahi sorsaniz Fenerbahce'nin ilk onbirini sayardi. Bunun tabiki istikrar acisindan faydasi var, ama takim ici rekabeti oldurdugu de gercek. Takimin bel kemigi denilen bazi yerlerde sabit isimler olmali, ama onun disinda rekabet olurturabilmeli teknik adamlar. Kocaman, bunu basarabilmis gorunuyor. Ozellikle yabanci sinirlamasi dolayisiyla en az iki yabanci yedek kaliyor ve diger oyunculara forma sansi doguyor. Bu da dogal olarak rekabeti ve mucadeleci bir takimi getiriyor.

Sonuc olarak Fenerbahce biraz daha iyi yola girmis durumda, ama hersey gulluk gulistanlik degil. Takim gol atmakta cok sorun cekmiyor, ama kolay da gol yiyor. Zaten hem cok gol atip, hem cok az gol yemek oyle kolay degil. Hangi takim olursa olsun, birine agirlik vemek zorunda. Gecen sene Daum, daha cok gol yememe uzerinde dururken, bu sene Kocaman daha cok gol atma uzerinde duruyor, ki bence Fenerbahce'ye yakisani da bu. Mesele olabildigince defansi da ihmal etmemek. Bu sene bol gollu maclara alisacagiz herhalde.

No comments:

Post a Comment